Küresel piyasalar haftaya tam anlamıyla bir “kan banyosuyla” başladı. Ocak ayı boyunca rekor üstüne rekor kıran değerli metaller, Cuma günü başlayan sert satış dalgasını yeni haftaya taşıdı. Altın ve gümüşteki bu devasa geri çekilme, yatırımcıların nakit ihtiyacı ve teminat tamamlama (margin call) zorunlulukları nedeniyle kripto para piyasalarını da baskı altına alıyor.
Altın ve Gümüş Neden Çöküyor?
Değerli metallerdeki düşüşün arkasında tek bir neden yok; adeta bir “kusursuz fırtına” yaşanıyor.
- Likidite İhtiyacı: Analistler, yatırımcıların diğer piyasalardaki zararlarını kapatmak için altın ve gümüşü birer “likidite kaynağı” olarak kullandığını belirtiyor.
- Trump ve Fed Belirsizliği: Donald Trump’ın Kevin Warsh’u Fed Başkanlığına aday göstermesi, piyasalarda “yüksek faiz dönemi uzayacak mı?” endişesini tetikledi. Bu durum doları güçlendirirken, faiz getirisi olmayan emtiaları vurdu.
- ABD’de Siyasi Kaos: Minneapolis’te yaşanan olaylar sonrası hükümetin kısmi kapanma sürecine girmesi, risk iştahını minimuma indirdi.
Gümüşte %40’a Varan Kayıp, Altın 4.500 Doların Altında
29 Ocak’ta 5.600 dolarla zirve yapan altının ons fiyatı, bugün itibarıyla 4.500 doların altına sarktı. Gümüş cephesinde ise durum çok daha dramatik. Tarihinin en sert günlük düşüşlerinden birini yaşayan gümüş, 75 doların altına inerek yatırımcısını şoke etti.
Bitcoin Bu Kaosun Neresinde?
Geleneksel piyasalardaki bu büyük tasfiye (liquidation) dalgası, Bitcoin (BTC) fiyatında da etkisini hissettirdi. Yatırımcıların nakde geçme refleksiyle birlikte Bitcoin, kısa süreliğine 75.000 dolar seviyesinin altına sarktı.
Kripto topluluğu şimdi şu soruyu soruyor: Altın “güvenli liman” özelliğini likidite uğruna kaybederken, Bitcoin bu kaostan bir “çıkış kapısı” olarak ayrışabilecek mi? Yoksa CME Group’un teminat artırımı kararları, dijital varlıkları da nakit döngüsüne haps mi edecek?
